19 Ekim 2012 Cuma

Çatı Faresi

Bir iki haftadır balkonda fare pislikleri buluyoruz... Tabi fare pisliği olduğunu anlamamız biraz vakit aldı, biz ki şehir çocuğu olarak büyümüşüz, hayvanlarla iletişimimiz büyük oranda kedi köpek okşamaktan ibaret filan... Temizliyoruz hop bir daha beliriyorlar sabah, hadi bir daha temizle, bir gece oluyor sanki aylardır temizlenmedi...

Dönem dönem çatıda kuşların yaşadığı olmuştu, sabahları ötmelerini ve çatıda yürümelerini duyuyorduk filan, onlarla uyumlu bir birliktelik halindeydik, ama fare konusunda biraz daha ihtiyatlı davranmak gerektiğine, yoksa evi ele geçireceklerine kanaat getirdik ve kakalarını bulduğumuz balkona bir kapan kurduk. (Tabi öldürmeyip de içine hapseden türden bir şey...) Bu arada çatının içinde parti veriyorlar sanarsınız takır takır takır çatır çutur bam güm... İlk kurduğumuz kapanı beğenmemiş olacaklar, etrafından dolaşıp kayboldular birkaç gece, akabinde ikinci bir tür kapan aldık, bir de peynir tabi en kokulusundan, neyse ki ikinci akşam geldiğimizde sevimli arkadaş içine hapsolmuş bekliyordu.

Kendisiyle birkaç fotoğraf çektirdikten sonra aldık biraz dolaşmaya çıkardık, evden yeterli mesafeye ulaştığımıza kanaat getirdiğimiz bir yerde saldık.  Fare de bir korktu tabi kapanın kapısını açınca, 'kesin var bi bokluk, bu kadar kolay olmamalı' der gibi yapıştı kaldı bir süre kapana, sonra güvendi attı kendini aşağı... O kendine uygun bir delik aramak için koştururken içimizden 'Oh be kurtulduk' nidalarıyla eve döndük.

Başarmış olmanın huzuruyla şöyle bir dinleneyim derken anaaaaa, takır takır bambır gümbür!!! Meğer bizimki anasıyla beraber oturuyormuş!!! Aldık belayı desenize, üstelik bir de ufaklığı evden attık kızdırdık da anasını! Bir de senede dört defa altışar altışar da doğuruyormuşlar iyi mi! Bir de her yerden geçiyormuş, bozuk para kadar delikten dalabiliyormuş şuymuş buymuş!!!

Çok geçmeden analarını da kıstırırız inşallah kapana! Yoksa onlar çatıyı yerken biz kafayı yiyeceğiz...

2 yorum:

  1. En tuhafi da fare minikse yakalayincaya kadarki surede varligina alismak. Ve onu kapanda olu gorunce uzulmek... Bana boyle olmustu.

    Ama sonra anasi, danasi, 7 sulalesi de vardir diye dusunerek ciddi bir ilaçlama olayina girmistik. Neyse ki tez zamanda terk ettilerdi mekani...:)

    YanıtlaSil
  2. Neyse ki bizimkiler baya kanlı canlı idiler kapanda, bu yazıdan beri üç tane yakaladık, her birini itinayla deniz kenarına bıraktık. Şimdi tek endişem 'oh bize burada çok iyi davranıyorlar, peynirlerle besleyip sonra da deniz kenarına gezmeye götürüyorlar, iyice yerleşelim' diye geri gelmesinler... Yoksa baya uzmanlaştık diyebilirim :)

    YanıtlaSil