Bir balığın ekmek yemesi aslında düşününce ne kadar acaip bir şey...
Sen git, toprağın bağrından çıkan buğdayı al, değirmende öğüt, içine maya koy, sonra cayır cayır yanan bir fırına at, şişsin ekmek olsun, sonra da suyun içinde cup cup takılan bir hayvana yedir... O salak da yesin...
Sonra ekmekle bol bol beslenmiş balığı al, pişir, balık-ekmek yap ye. Hatta al balık-ekmeği beslediğin balıklara göster, 'yediğin şeyi ekmek diyerek geçme tanı' de...
Zaten restoranda bir yandan balıkları hüpletirken diğer yandan besleyip yanına çağırmak da düşününce bir garip! 'Bak, ileride başına neler gelecek' der gibi. Bir nevi Hansel Gretel vakası adeta!
Üniversitede bir hocamız, California'da büyük bir akvaryumun açılışına gittiğini ve orada misafirlere sushi ikram edildiğini anlatmıştı! 'Bana bakın, bol bol ziyaretçi gelmezse sizi aynen böyle yaparız ona göre!!!'
Balıklar böyle zamanlarda herhalde 'balık hafızalı' oldukları için şükrediyorlardır...
