nesnel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nesnel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Albatros'tan al haberi...

Geçtiğimiz ay içerisinde TSE'nin düzenlediği bir ISO 9001 İç Tetkikçi Eğitimi'ne katıldım. Konuya yabancı olanlar için: İç Tetkikçi denilen şey, kısaca, ISO 9001 kalite yönetim standartlarının bir firmada işleyip işlemediğini yılda bir ya da birkaç kez kendi içinde denetlemesine ve her şeyin yolunda olduğunu teyit etmesine yarayan bir şey.

Her neyse, bu tip eğitimler kimi zaman ölümüne sıkıcı olabilmekle birlikte, eğer eğitimci iyiyse çok keyifli geçebiliyor ve insanın birçok ilginç hikaye dinleme şansı oluyor. Kimi zaman ilginç egzersizler de yaptırdıkları oluyor, bunlardan bir tanesini çıktı olarak da vermişlerdi, geçen gün başka bir şey ararken elime geçti, paylaşmak istedim. Eğitimci arkadaşlara faydası olabilir.

Konu şu: Bir hikaye var (aşağıda yazıyorum), sonra da birtakım önermeler var. Bu önermelerden hangisinin doğru, hangisinin yanlış, hangisinin ise doğru ya da yanlış olduğunu anlamak için metin içerisinde yeterli bilgi bulunmadığına kanaat getirmek gerekiyor. En önemli kural ise, değerlendirmeyi yaparken tamamen nesnel davranmak; yani sadece ve sadece metinde yazan bilgileri kullanmak ve hiçbir şekilde öznel bir çıkarımda bulunmamak. Cevapları da aşağıda, ama kopya çekmek yok :) Hadi bakalım.

HİKAYE:

Tanınmış bir üniversiteden bir bilim adamı, keşif amacıyla bir gemiyi yola çıkarmıştı. Kocaman beyaz bir kuş görüldüğünde bilim adamı onu vurmak için izin istedi. Dediğine göre, beyaz albatroslar genellikle Avustralya kıyıları açıklarında görülürlermiş ve bu kuşu da Üniversite Müzesi'nde sergilemek için istiyormuş.

Tayfa ise bilim adamına eski bir denizci inancını hatırlatarak, beyaz albatros öldürülmesinin uğursuzluk getireceğini söyleyip buna karşı çıktılar.

Bütün bunlara rağmen, kaptan izin verdi ve kuş öldürüldü. Kuşun vurulmasından sonra şu aksilikler oldu:

     * Ağların ipleri üç defa koptu.
     * Ağlar dibe takıldı ve lime lime oldu.
     * Ana vincin şaftı koptu ve 1700 metrelik ipi çekip toparlamak tayfanın 5 saatini aldı.
     * Bilim adamının yardımcısı Deniz Aral, merdivenden düştü ve kaburgası kırıldı.
     * Bilim adamını hayatında ilk defa deniz tuttu.
     * Dişli kırılınca gemi karaya doğru kilitlendi.
     * Aşçı işi bıraktı.

ÖNERMELER:
(Doğru, Yanlış ya da Bilinmiyor olarak seçilecek)

1. Bilim adamını daha önce hiç deniz tutmamış. ( D / Y / ? )
2. Bilim adamının albatrosu vurmasıyla birlikte sorunlar başlamış. ( D / Y / ? )
3. Bilim adamı bir üniversiteden ya da fakülteden değilmiş. ( D / Y / ? )
4. Bilim adamı kuşu vurmak için kaptandan izin istemiş. ( D / Y / ? )
5. Gemi bilim adamı tarafından yola çıkarılmış. ( D / Y / ? )
6. Ağlar denizin dibindeki kayalara takılmış. ( D / Y / ? )
7. Beyaz albatros Avusturya yakınlarında görülürmüş. ( D / Y / ? )
8. Albatros geminin etrafında uçarken görülünce, bilim adamı onu vurmak için izin istemiş. ( D / Y / ? )
9. Ağlar pek hasar görmemiş. ( D / Y / ? )
10. Albatros vurulduktan sonra sorunlar çıkmış. ( D / Y / ? )
11. Dişli kırıldıktan sonra motorlu gemiyi idare etmek zorlaşmış. ( D / Y / ? )
12. Kuşu vurma izni kaptan tarafından verilmiş. ( D / Y / ? )
13. Gemiciler, bilim adamının eski denizci inancına aykırı davranmasından pek rahatsız olmamışlar. ( D / Y / ? )
14. Bilim adamı albatrosu vurmak için tayfadan izin istememiş. ( D / Y / ? )
15. Kırık dişli, geminin karaya oturmasının nedeni değilmiş. ( D / Y / ? )
16. Tayfa, kuşun öldürülmesine karşı çıkmış. ( D / Y / ? )
17. Bilim adamına beyaz albatrosun öldürülmesiyle ilgili eski denizci inancı hatırlatılmış. ( D / Y / ? )
18. Doğa bilimcisi müzeye götürmek istediği kuşu izin istemeden öldürmüş. ( D / Y / ? )
19. Merdivenden düşen adam Deniz Aral'mış. ( D / Y / ? )
20. İpler dolaştığı için 1700 metreyi tayfa 5 saatte ancak toplayabilmiş. ( D / Y / ? )

-------------------------------------

DOĞRU CEVAPLARI:
( Spoiler! :P )

1. Doğru ("Bilim adamını hayatında ilk defa deniz tuttu.")
2. Bilinmiyor ( Metinde yalnızca "kuşun vurulmasından sonra" ibaresi var, vurulanın albatros olduğu teyit edilmemiş, ayrıca neden-sonuç ilişkisi ile değerlendirmek mümkün değil )
3. Yanlış ( "Tanınmış bir üniversiteden bir bilim adamı" )
4. Bilinmiyor ( İzin istediği yazıyor, ancak kimden izin istediği belirtilmemiş )
5. Doğru ( "bilim adamı, keşif amacıyla bir gemiyi yola çıkarmıştı." )
6. Bilinmiyor ( Ağlar dibe takıldı diyor, ama kaya olduğu belirtilmemiş, batık bir gemi ya da herhangi başka bir şeye de takılmış olabilir)
7. Yanlış ( Avustralya diyor, Avusturya değil )
8. Bilinmiyor ( Kocaman beyaz bir kuş gördüğü, ve Albatros'ların genellikle o civarda uçtuğunu söylüyor, ancak uçan kuşun albatros olduğu konusunda kesin bir bilgi yok )
9. Yanlış ( Lime lime oldu diyor )
10. Bilinmiyor ( Yine 2. soru gibi, albatros olduğundan emin olmadığımız için kesin cevaplayamayız )
11. Bilinmiyor ( Geminin motorlu olduğuna dair hiçbir bilgi verilmemiş )
12. Doğru ( "kaptan izin verdi ve kuş öldürüldü" )
13. Yanlış ( İkinci paragrafta net olarak belirtmiş )
14. Bilinmiyor ( Ne albatros olduğu, ne de kimden izin istendiği konusunda kesin bir bilgi yok )
15. Bilinmiyor ( "Karaya doğru kilitlendi" demiş, karaya oturduğuna dair bir bilgi yok )
16. Doğru ( İkinci paragrafta net olarak söylenmiş )
17. Doğru ( İkinci paragrafta net olarak söylenmiş )
18. Bilinmiyor ( "Bilim Adamı" ibaresi kullanılmış, doğa bilimcisi olduğuna dair bir bilgi yok )
19. Bilinmiyor ( Deniz Aral'ın erkek ya da kadın olduğu ile ilgili bir bilgi verilmemiş )
20. Bilinmiyor ( İplerin toplanmasının 5 saat sürdüğü söylenmiş, ama bunun sebebi belirtilmemiş, dolayısıyla "ipler dolaştığı için" olduğu bilinemez. )

YAAAANİİİİİİİİ...

Küçücük bir egzersizden bile görüldüğü üzere (ki ben çok iddialıydım böyle şeylerde süper yaparım, çok objektifimdir filan diye, hatırı sayılır bir kısmına sazan gibi atlamışım) aslında ne kadar çok şeyi kendi algı sistemimiz çerçevesinde fazladan anlamlar ve yorumlar katarak anlıyor ve anlatıyoruz... Çoğu zaman kaçınılmaz, hatta kimi zaman gerekli dahi olabilen bir durum olmakla birlikte, kişinin okuduğu / gördüğü / duyduğu her şeyi tekrar tekrar sorgulaması gerektiğini anımsatıyor insana. Tarihi, gazete haberlerini filan geçtim, "bilimsel" makalelerin bile neredeyse hepsinde böyle atlamalar olduğu; hatta daha da ileri gideyim, şu konu yerine bu konunun araştırılmaya / yazılmaya değer bulunması kararının ta kendisinde bile böyle bir öznelliğin bulunması kaçınılmaz.

Kaçamıyor da olsak, en azından bunun bilincinde olmakta her zaman fayda var.