23 Eylül 2012 Pazar

İnsanat Bahçesi


Bugün Sasalı'ya hayvanat bahçesine gittik. Daha önce de gitmiştik ama hiç Pazar öğleden sonraya denk gelmemiştik, acaip kalabalıktı, çoluk çocuk ailece bir sürü insan vardı. 

Bir ara 'bu hayvanlar da karın tokluğuna burada çalışıyor valla' diye konuşuyorduk, yemek karşılığı durup fotomodellik yapıyor, poz veriyorlar filan. Puma çıkıyor, su içmeye gidiyor, herkes paparazzi gibi şak şak fotoğraf çekiyor, hayvan 'ne oluyor yahu' diye bir bakıp yine kendi haline geri dönüyor filan. Maymunlar komik, kafa biraz daha farklı çalışıyor tabi, millet ıslık çalıp alkışladıkça ayağa kalkıp gösteriş yapıyorlar…

Favori hayvanım lemurlar bu arada, her seferinde bayılıyorum bakmaya, yüz ifadelerinden midir, davranışlarından mıdır, aşırı sempatik bir tarafları var… Her neyse parantez olsun bu.

Tabi hepsi doğal yaşamdaki kuzenleri ile kıyaslandıklarında bir yandan iyi bakılma, günde (artık her biri kaç öğün yiyorsa o kadar) öğün yemeği önünde hazır bulma, başka yırtıcı hayvanlara yem olmama gibi avantajlara sahip. Ancak ne olursa olsun sınırlı bir alanın içerisinde dönüp duruyorlar tabi, bir nevi Truman Show. Kafalarını her kaldırdıklarında bir camın ardında yüzlerce insan yüzü onlara bakıyor, konuşup bağırıp çağırıyorlar, çocuklar, gençler, yaşlılar, bir sürü değişik tip. Garip bir psikoloji olsa gerek hayvan açısından da.

Bunu düşünürken birden gözümün önüne durumun tersi geldi. Nasıl hayvanları gruplayıp doğal yaşamlarını en sembolik ve genel bilgileri ile anlatan tabelalar ile öğretici öğeler ekleniyorsa, bir tane 'insanat bahçesi' olsa, örneğin insanlar kültürel gruplara göre ayrılsa… Mesela 'Türk İnsanı' diye bir kafes olsa, içeride tavla oynayan, rakı içen, lokum ve şiş kebap yiyen, çiğdem çitleyen, kuralları kırmak ve detayları çözmek için yaratıcı çözümler bulan stereotipik Türkler olsa. Yanında örneğin Meksika kafesi olsa, sombrero takmış jalapeno, burrito ve taco yiyen burma bıyıklı amcamlar filan olsa. Amerikalı kafesinde hamburgerci ve obez tipler ya da kovboylar, Rus kafesinde votka portakal içen güzel kızlar…  Nasıl 'Afrika bilmemne aslanı Mayıs ayında avlanır, şunu bunu yer' diye genelliyorsak aynı şekilde yani. 

İşsizliğe karşı da yeni bir çözüm; her şehirde bundan bir tane bulunsa uluslararası alanda yeni bir iş kolu olur. Hem bakımı da kolay.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder